İcra Hukuku

Maaş Haczi Ne Kadar Olabilir ve İşverenin Yükümlülüğü Nedir?

Ücretin haczinde borçlunun ve ailesinin geçimi gözetilir; kanuni asgari oranlar ile özel alacaklara ilişkin öncelikler birlikte uygulanır.

Yayın tarihi: 02.10.2026 Güncelleme: 29.09.2026
Hazırlayanlar: Av. Muhammet Abdüssamet AYDIN Av. Hasan KURU

Maaş ve ücret, borçlunun geçim kaynağı olduğundan tamamı haczedilemez. İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesi, ücretin borçlu ile ailesinin geçimi için gerekli kısmı ayrıldıktan sonra haczini ve haczedilecek miktarın kural olarak dörtte birden az olamamasını düzenler.

Haciz oranı her zaman dörtte bir midir?

Uygulamada adi borçlar için çoğunlukla net ücretin dörtte biri kesilir. Ancak nafaka alacakları, birden fazla haciz, ücretin niteliği ve özel kanun hükümleri farklı sonuç doğurabilir. Emekli aylığı ve bazı sosyal ödemeler için ayrı haczedilmezlik kuralları bulunur.

Birden fazla haciz varsa

Maaş üzerinde birden fazla haciz bulunması hâlinde hacizler sıraya alınır. Öndeki haciz bitmeden sonraki haciz için kesintiye başlanmaması kuraldır. Nafaka alacaklarının önceliği ayrıca değerlendirilir.

İşveren ne yapmalıdır?

İcra dairesinden maaş haczi yazısı alan işveren, borçlunun ücretini ve önceki hacizleri süresinde bildirmeli; kesintiyi yaparak icra dosyasına göndermelidir. Yazıya cevap vermemek veya kesintiyi göndermemek işverenin sorumluluğuna yol açabilir.

Prim, ikramiye ve diğer ödemeler

Düzenli prim, ikramiye, kıdem tazminatı veya fazla çalışma ücreti gibi kalemlerin haciz kapsamı aynı değildir. Ödemenin ücret niteliği ve özel düzenlemeler ayrı ayrı incelenmelidir.

Borçlunun yapabileceği işlemler

Kesinti oranının kanuna aykırı olduğu, geçim için gerekli miktarın korunmadığı veya haczedilmez bir ödeme kesildiği düşünülüyorsa icra mahkemesine şikâyet gündeme gelebilir. Şikâyet süresi, işlemin öğrenildiği tarih ve haczedilmezliğin niteliğine göre belirlenir.

Bu metin genel bilgilendirmedir; ücret bordrosu, haciz yazısı ve dosya sırası birlikte incelenmelidir.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme değişebilir; içerik hukuki görüş veya mütalaa niteliği taşımaz.
← Tüm makalelere dön