İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davasının Şartları Nelerdir?
Konut veya işyeri ihtiyacına dayalı tahliye için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması; davanın da süresinde açılması gerekir.
Kiracının tahliye taahhüdü, kiralananın tesliminden sonra yazılı olarak verilmişse ve kanuni süreler izlenmişse sonuç doğurabilir.
Yazarlar: Av. Muhammet Aydın - Av. Hasan Kuru
Tahliye taahhütnamesi, kiracının belirli bir tarihte kiralananı boşaltacağını yazılı olarak üstlenmesidir. Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesine göre bu belgenin tahliye sebebi olabilmesi için kiralananın tesliminden sonra verilmesi, yazılı olması ve tahliye tarihini açık biçimde göstermesi gerekir.
Neden teslimden sonra düzenlenmelidir?
Kira sözleşmesi kurulurken veya anahtar tesliminden önce alınan taahhüt, kiracının serbest iradesi tartışmasını doğurabilir. Kanun bu nedenle taahhüdün kiralananın tesliminden sonraki bir tarihte verilmesini arar. Belgenin düzenlenme tarihi ile tahliye tarihi aynı şey değildir; ikisinin de açık ve çelişkisiz olması önemlidir.
Süre nasıl işler?
Kiracı taahhüt edilen tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmalı veya tahliye davası açmalıdır. Bir aylık sürenin geçirilmesi, o taahhüde dayanma imkânını ortadan kaldırabilir.
İmza ve tarih itirazı
Kiracı imzaya, düzenleme tarihine veya sonradan doldurulduğu iddiasına dayanabilir. Boş bırakılan alanların sonradan doldurulması her olayda otomatik olarak geçersizlik sonucu doğurmaz; belgenin hangi koşullarda verildiği, tarafların anlaşması ve ispat durumu birlikte değerlendirilir.
Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler
Belgenin aslı saklanmalı, taşınmazın adresi açık yazılmalı ve tahliye tarihi tereddüde yer bırakmamalıdır. Birden fazla kiracı varsa imza durumu ayrıca kontrol edilmelidir. Sürelerin kaçırılmaması için taahhüt tarihi yaklaşırken dosya incelenmelidir.
Her tahliye taahhüdü aynı sonucu doğurmaz. Somut belgenin düzenlenme zamanı, imza itirazı ve kira ilişkisinin özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu metin genel hukuki bilgilendirme amacı taşır; somut olay için hukuki görüş yerine geçmez.